Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve
gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda
birikmesi çevre kirliliği oluşmasına neden olmaktadır. Hızla artan dünya
nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojinin gelişmesine
bağlı olarak endüstrileşmenin de artması gerekmektedir. Bu artış
beraberinde var olan doğal kaynakların hızla tükenmesine neden
olmaktadır.
Çevre Kirliliğinin nedenleri aşağıda kısaca sıralanmıştır.
Hızlı nüfus artışı,
Plansız kentleşme,
Plansız endüstrileşme
Doğal kaynakların hoyratça kullanılması.
Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla
gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan
nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde
bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız
kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak
amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla
birlikte, gerekli çevresel önlemler alımadan ve arıtma tesisleri
kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini
tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut
çevre kirliliğinin % 50 ‘sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya
koymaktadır. Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak
teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış
oranına sahiptir.
Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus
tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi
beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de
çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.
Bunlarla birlikte çevre sorunlarının diğer kaynakları şunlardır:
Göçler ve düzensiz şehirleşme,
Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,
Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,
Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava kirliliği,
Motorlu araçlar ve deniz araçları,

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder